zahmet

zahmet

bother, discomfort, imposition, inconvenience (zah'met)
ad
eziyet Bu işin zahmeti çok.
güçlük çekmek Her türlü zahmeti çekip çocuklarını yetiştirdi.
a. başkası için uğramak Zahmet edip çeşit çeşit yemekler yapmış.
b. gayret göstermek Zahmet etmeden başarı elde edilmiyor.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.