()
ad ucu (u'ʤu)
1. en ilerisi kalemin ucu
2. baş, son Sokağın ucuna kadar gitti.
3. kıyı, kenar Araba yolun ucunda durdu.
4. biten yer Şehrin öbür ucuna kadar gezdiler.

point, tip, end, extreme, extremity, nib, tab, tail-end, terminalحَدّ, طَرَفٌ مُدَبَّبšpičkaspidsSpitzeάκρη, μύτηpuntakärkibout, pointevrhestremità, punta先, 先端끝, 사물의 뾰족한 끝punt, tipjespiss, tuppkoniuszek, szpicpontaкончик, остриеspetsจุดปลายสุด, ปลายแหลมđầu, mũi, 尖稍
sıfat
abartılı çok uç tavırları olan bir genç
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.