takip

takip

مُطَارَدَةhoničkajagtJagdκυνήγιchasepersecucióntakaa-ajopoursuitepotjerainseguimento追跡추적achtervolgingjaktpolowanieperseguiçãoпреследованиеjaktการไล่ตามsự theo đuổi追赶 (taː'cip)
ad takibi (taːci'bi)
1. peşinden gitme işlerin takibi
2. hukuk araştırma sanık hakkında takip kararı
3. mecaz yoluna girme izlerin takibi
a. peşinde olmak Hırsızı takip etti.
b. yol almak Ok işaretlerini takip etti.
c. uymak Programı takip etti.
d. kavramaya çalışmak Konuşmayı takip edemedi.
e. hukuk kovuşturmak Sanığı takip ettiler.
f. öndekini izlemek Arabamızı takip etti.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.