sıkıntı

(sikinti konumundan yönlendiriliyor)

sıkıntı

agitation, boredom, bother, difficulty, discomfort, hassle, inconvenience, privation, strain, strait, trouble, nuisanceإِزْعَاجٌotravaplagePlageμπελάςmolestiariesaembarrassmetnjaseccatura厄介なもの귀찮은 존재lastpostplageutrapienieamolação, incómodoдосадаbesvärการก่อให้เกิดความรำคาญmối phiền toái讨厌的东西 (sɯkɯn'tɯ)
ad
1. keder sıkıntıdan kurtulmak
darlanmak İşleri düşününce sıkıntı bastı.
acı çekmek Savaş yıllarında çok sıkıntı çektiler.
acı çektirmek Bu sorunlar bize sıkıntı verdi.
darda kalmak İflastan sonra çok sıkıntıya düştüler.
katlanamamak Çok narindir; sıkıntıya gelemez.
2. fakirlik geçim sıkıntısı
3. yokluk kışın ortaya çıkan yakacak sıkıntısı
4. mecaz dert Sıkıntılar onu çok yıprattı.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.