sal-

(salar konumundan yönlendiriliyor)

sal-

(saɫ'-)
fiil geçişli -i hâli salar (sa'ɫaɾ)
1. serbest bırakmak Gözaltındakileri salmışlar.
2. mecaz önemsememek hastalıktan sonra kendini salan kadın

sal-


fiil geçişli -i hâli -e hâli
1. göndermek Birini adamın peşine salmışlar.
2. başına sarmak Bu belayı halkın başına kim saldı?
3. üzerine göndermek Hırsıza köpeği salmışlar.
4. sallandırmak kuyuya kovayı salmak
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.