sık-

(sıkar konumundan yönlendiriliyor)

sık-

(sɯk'-)
fiil geçişli -i hâli sıkar (sɯ'kaɾ)
1. bastırmak Bu elbise omuzlarını sıktı.
2. suyunu çıkarmak limon sıkmak
3. içine girememek Ayakkabı ayağımı sıkıyor.
4. basınçla göndermek Ateşe su sıktılar.
5. vurmak Başına silah sıkarak intihar etmiş.
6. mecaz bıktırmak Bu olaylar aileyi çok sıktı.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.