sür-

sür-

(syɾ'-)
fiil geçişli -i hâli sürer (sy'ɾeɾ)
1. bir aracı kullanmak araba sürmek
2. ileri yön vermek Kitabı önüme sürdü.
3. dışlamak Başbakanı sürdüler.
4. toprak işlemek toprak sürmek

sür-


fiil geçişli -i hâli -e hâli
1. temas ettirmek Boyalı elini yüzüne sürmüş.
2. ticaret pazara çıkarmak piyasaya mal sürmek
3. dağıtmak Eline krem sürdü.

sür-


fiil nesnesiz
1. vakit geçmek Sınav ne kadar sürdü?
2. sürgün çıkarmak Asmanın yeni süren filizlerini kopardı.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.