nefes

nefes

Atem, Hauch, Luft, Zugbreath, drag, windhaleine, souffleنَفَسdechåndeανάσαalientohengitysdahalitoadempustoddechrespiraçãoдыханиеandetagลมหายใจhơi thở呼吸 (ne'fes)
ad
1. soluk Nefesi kokuyor.
a. solumak Derin bir nefes aldı.
b. duraklamak Yarım saat ara verip nefes aldık.
c. içi açılmak Yağmur yağınca biraz nefes aldık.
d. mecaz rahata ermek Ömür boyu bir nefes alamadı.
2. üflemek O adamın nefesi iyidir.
3. fırt Sigaradan bir nefes bile çekemedi.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.