koltuk

koltuk ile ilgili aramalar: kanepe

koltuk

Lehnstuhl, Sessel, Sitzarmchair, easy chair, throne, seatfauteuil, siègeعُضْوِيَّةٌ في مَجْلِسٍ تَشْرِيعيّ, كُرْسِيٌّ مُرِيح, كُرْسِيٌّ مُزَوَّدٌ بِذِراعَيْـنkřeslo, lenoškalænestol, lånestol, sædeεκλογική έδρα, πολυθρόναbutaca, distrito electoral, poltrona, sillónedustajan paikka vaalipiirissä, nojatuolimandat, naslonjačpoltrona, seggio安楽椅子, 肘掛け椅子, 議席안락 의자, 의석leunstoel, zetellenestol, setefotel, siedzibacírculo eleitoral, eleitorado, espreguiçadeira, poltronaизбирательный округ, кресло, мягкое креслоfåtölj, länstol, säteเก้าอี้นั่งเล่น, เก้าอี้มีที่วางแขน, ที่นั่งในรัฐสภาghế bành, ghế bầu cử安乐椅, 席位, 扶手椅子 (koɫ'tuk)
ad koltuğu (koɫtu'u)
1. anatomi koltuk altı Koltuğuna bir gazete sıkıştırmış.
a. koluna girmek Yürürken dedesinin koltuğuna girdi.
b. kafayı koltuk altına sokmak Ağabeyinin koltuğuna girdi.
2. sandalyenin kollusu koltuk takımı
3. istinat binanın koltukla desteklenmesi
4. denizcilik iskele ipi baş koltuk
5. mecaz gözetme başkanın koltuğuna sığınanlar
6. mecaz üst makam Hiçbir krizde koltuğunu kaybetmedi.
7. umumhane Burası şehre dışardan gelen birinin koltuğu.
hayat birleştirmek Bu yaz koltuğa giriyor.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.
Collins Multilingual Translator © HarperCollins Publishers 2009