kes-

kes-

(ces'-)
fiil geçişli -i hâli keser (ce'seɾ)
1. bir şeyi parçalamak Karpuzu kesip dilimlere ayırdı.
2. kökünden almak dalları kesmek
3. bıçaklamak elini kesmek
4. ucundan azcık almak tırnak kesmek
5. bitirmek ağrıyı kesen bir ilaç
6. şalteri indirmek elektriği kesmek
7. alıkoymak ikramiyeyi kesen işveren
8. kapamak yolu kesmek
9. kısaltmak Filmin bazı yerlerini kesmişler.
10. dondurmak insanın cildini kesen bir rüzgâr
11. mecaz gizlice seyretmek Bir saattir karşı masadaki kadını kesiyor.
12. eleştirmek Hanımlar yine toplanmış birilerini kesiyorlar.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.