kısmet

kısmet

fate, kismet (kɯs'met)
ad
1. şans Bizim kısmetimiz de bu kadarmış.
2. evlenecek aday Kızının kısmeti çok ama kimseyi beğenmiyor.
hayat ortağı bulmak Kızınıza kısmet çıktı.
3. felek Kısmetinde bunları yaşamak da varmış.
a. eline para geçmek Bu sezonda kısmetimiz açıldı.
b. evlenecek kişi bulmak Kızın da kısmeti bir türlü açılmadı.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.