hedef

hedef

Ziel, Zweck, Zielscheibetarget, aimbut, dessein, cibleهَدَفterčmålστόχοςobjetivomaalitaulumetaobiettivo標的표적doelmålcelalvoмишеньmålเป้าหมายmục tiêu目标 (he'def)
ad
1. atış noktası Okçu hedefi vurdu.
a. hedefi vurmayı denemek Karşıdaki şişeleri hedef aldılar.
b. haksız saldırmak Gazete, hükümeti hedef aldı.

saldırıya uğramak Ağır eleştirilerin hedefi oldu.
2. varılacak nokta hedefine ulaşmak
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.