hararet

hararet

heatedness, temperature (haɾaː'ɾet)
ad
1. sıcaklık yazın artan hararet
2. vücut ısısı Çocuğun vücudu hararet içinde.
3. su içme ihtiyacı harareti kesen içecekler
a. su kaybına uğramak Hararet basınca soğuk bir limonata iyi gider.
b. hastalanmak Sıcaklardan hararet bastı.

çok su içmek Soğuk bir ayran hararetimizi kesti.
su emen bir şeyler yemek Balık kızartması hararet verdi.
4. mecaz gaza gelmek taraftarın harareti
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.