ışık

ışık

light, gleamluzlumière, lampelicht, lampluzضَوْء, ضَوْءٌsvětlolysLichtφωςvalosvjetlolucelyslampka, światłoсвет, светильникljus, lyseแสง, แสงสว่างánh sáng光亮, 光源 (ɯ'ʃɯk)
ad ışığı (ɯʃɯ'ɯ)
1. elektromanyetik dalga lambanın ışığı
a. ışık vermek Rehber mağaranın içine ışık tuttu.
b. yol göstermek okuyucularına ışık tutan yazar
2. mecaz umut işareti Gözlerindeki ışığı gördüm.
3. mecaz aydınlatıcı Filozofun ışığı yolumuzu aydınlatıyor.
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.