çık-

çık-

(ʧɯk'-)
fiil nesnesiz -den hâli çıkar (ʧɯ'kaɾ)
1. dışarıya gitmek Çocuklar çok sıkıldı, dışarıya çıkmak istiyorlar.
2. hasıl olmak tarladan çıkan ürün.
3. terketmek işten çıkmak
4. peydah olmak olay çıkmak
5. ayrılmak ayaktan çıkan çorap
6. karara bağlamak çıkan karar

çık-


fiil geçişli -i hâli
1. yukarıya yönelmek merdiveni çıkmak
2. kat sayısını artırmak binaya bir kat daha çıkmak
3. anlaşarak vermek paraları çıkmak

çık-


fiil nesnesiz -e hâli
1. başvurmak mahkemeye çıkmak
2. patlamak pahalıya çıkan ev
3. varmak Yüz metre gittikten sonra kavşağa çıkacaksınız.

çık-


fiil nesnesiz -le
hoşlaşıp buluşmak biriyle çıkmak

çık-


fiil nesnesiz
1. diploma almak doktor çıkmak
2. sürenin değişmesi Mart çıktıktan sonra
3. artmak çıkan fiyatlar
4. yetmek çıkmayan bilet parası
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.