Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.898.237.341 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

zor

0,03 sec.
zor arduous, awkward, complicated, difficult, hard, heavy, knotty, laborious, stiff, taxing, ticklish, tough, tricky, trying difícil صَعْب složitý svær schwierig δυσχερής vaikea dur težak difficile 困難な 어려운 moeilijk vanskelig trudny difícil сложный svår ยาก khó khăn 困难的
adjective zor [zoɾ] sıkıntı veya güçlükle yapılan difficile
zor bir sınav une épreuve difficile
noun zor
1 sıkıntı, güçlük difficulté
zoru aşmak dépasser la difficulté
2 mecburiyet, baskı obligation, oppression
zora dayanamamak ne pas pouvoir résister à l'opression
zor kullan-
bir işin yapılması için baskıya başvurmak opprimer
Zor kullanıp parasını almışlar. Il lui ont extorqué de l'argent par la force.
adverb zor güçlükle difficilement
Trene zor yetiştik. Nous avons attrapé difficilement le train.
adjective zoraki [zoɾaː'ci] istemeyerek yapılan à contre-coeur
zoraki bir teşekkür un remerciement à contre-coeur
adverb zoraki istemeyerek à contre-coeur
zoraki çalışmak travailler à contre-coeur
adjective zorba [zoɾ'ba] hükmü altındakilerin hak ve özgürlüğünü tanımayan despote, tyrannique
zorba bir hükümdar un monarque tyrannique
verb transitive accusative zorla- [zoɾɫa'-] (zorlar [zoɾ'ɫaɾ])
1 bir şey yaptırmak amacıyla birine zor kullanmak forcer, employer la force
Adamı gitmeye zorladılar. Ils ont forcé l'homme à partir.
2 bir şeyi açmak, kırmak, sökmek vb. için güç kullanmak forcer
kilitli bir kapıyı zorlamak forcer une serrure
3 ısrar etmek insister
Kalması için zorladık. Nous avons insisté pour qu'il reste.
verb intransitive zorlan- [zoɾɫan'-] (zorlanır [zoɾɫa'nɯɾ])
1 zorlamak eyleminin yapılması ya da zorlamak eylemine konu olmak être forcé de
Kapı zorlandı. La porte a été forcée.
2 bir işi yaparken güçlük çekmek avoir du mal
konuşmakta zorlanmak avoir du mal à parler
adjective zorlu [zoɾ'ɫu]
1 güçlü, kuvvetli, şiddetli puissant, fort, coriace
zorlu bir rakip un adversaire coriace
2 zor, güçlükle yapılan difficile, pénible
zorlu bir sınav un examen difficile


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.