zahmet

zahmet

bother, discomfort, imposition, inconvenience (zah'met)
ad
Bu işin zahmeti çok.
Her türlü zahmeti çekip çocuklarını yetiştirdi.
a. Zahmet edip çeşit çeşit yemekler yapmış.
b. Zahmet etmeden başarı elde edilmiyor.