Printer Friendly
1.755.639.407 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

yol

0,02 sec.
yol channel, course, door, form, line, means, method, path, road, route, tack, way Straße, Weg, Mittel calle, camino, carretera, medio chemin, moyens, route, voie дорога, путь, средства سبيل, طريق, وَسائِل prostředky, silnice, způsob middel, vej δρόμος, τα μέσα, τρόπος tapa, tie, väline cesta, put, sredstva mezzi, strada 手段, 方法, 道路 길, 방법, 수단 inkomen, weg måte, midler, vei droga, środki estrada, maneira, meios, rodovia medel, väg ถนน, วิธี, วิธีหรือแนวทาง con đường, đường đi, phương tiện 方法, , 道路
noun yol [joɫ]
1 bir yere gitmek için aşılan mesafe chemin, route
asfalt yol route asphaltée
2 yürümeye uygun yer chaussée
Kalabalıkta yol bulamadılar. Ils n'ont pas trouvé une chaussée pour marcher, en raison de la foule.
3 genellikle yerleşim bölgelerini birbirine bağlayan ulaşım şeridi route
şehirler arası yollar routes interurbaines
yol aç-
1 yol yapmak construire une route
Ormanın içinden bir yol açtılar. Ils ont construit une route à travers la chaussée.
2 kapanmış olan yolu geçilir duruma getirmek rendre une route à la circulation
Karın kapattığı yolları açtılar. Ila ont ouvert les routes que la neige avait bloquée.
3 bir olayın sebebi olmak cause
Küçük bir ihmal yangına yol açtı. Une petite négligence a causé l'incendie.
yola çık-
1 bir yere gitmek amacıyla bulunduğu yerden ayrılmak prendre la route
Konuklar dün yola çıktı. Les invités ont pris hier la route.
2 araca binmek üzere yol üstünde beklemek attendre un véhicule
Yola çıkıp aracı bekledi. Il sortit sur la route pour attendre le véhicule.
3 herhangi bir şeyi temel alıp işe oradan başlamak démarrer, commencer
Çözüm için nereden yola çıkacağını bilemedi. Il n'a pas su par commencer pour trouver la solution.
yola gel-
istenilen şekilde davranmayı kabullenmek, yanlış tutumunu düzeltmek devenir raisonnable
Yola gelip kumarı bıraktı. Il est devenu raisonnable et a arrêté le jeu.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.