Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.898.013.953 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

yedek

0,03 sec.
yedek auxiliary, backup, stand-by, substitute, surrogate, reserve, spare احتياطي, تَبْدِيل, نسخة احتياطية náhradní, náhradník, podpora, rezerva ekstra, erstatning, reserve, støtte Ersatz, Reserve, übrig, Unterstützung απόθεμα, εφεδρικό αρχείο, εφεδρικός, υποκατάστατο de más, reserva, respaldo, sustituto sijainen, taustatuki, vara, ylimääräinen remplaçant, réserve, sauvegarde, supplémentaire nadomjestak, podrška, rezerva, rezervni di riserva, riserva, sostituto, supporto バックアップ, 代用, 余分の, 蓄え 대신하는 사람, 보유, 여분의, 후원자 back-up, plaatsvervanger, reserve erstatning, reserve, reserve-, sikkerhetskopi powściągliwość, substytut, wsparcie, zapasowy apoio, excedente, reserva, substituto заменитель, запас, свободный boka, ersättning, i reserv, säkerhetskopia การเก็บรักษา, คนหรือสิ่งที่เข้าแทนที่, มากเกินความจำเป็น, สนับสนุน cái thay thế, hậu thuẫn, thừa, vật dự trữ 保留, 备用的, 支持, 替代品
adjective yedek (yedeği [jede'i]) [je'dec] gerektiğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan de rechange
bilgisayarın yedek parçaları pièces de rechange de l'ordinateur
noun yedek bir şeyin gerektiğinde kullanmak için fazladan bulundurulan benzeri veya eşi double
Anahtarın yedeğini yaptırdı. Il a fait faire un double de la clé.
yedeğe al-/tak- bir şeyi bağlayarak yanı sıra veya ardınan çekip götürmek remorquer
Bozulan otomobili yedeğe alıp çektiler. Ils ont remorqué la voiture en panne.
noun yedek parça [je'dec paɾʧa] bir makinenin bozulan bölümünün yerine konulan parça pièce détachée
otomobil yedek parçaları pièce détachées de voitures
noun yedek subay [je'dec subaj] askerlik hizmetini subay olarak yapan kimse officier de réserve
yedek subay maaşı salaire d'officier de réserve
verb transitive accusative yedekle- [jedecle'-] (yedekler [jedec'leɾ])
1 bir şeyi yedekte bulundurmak faire un double
Anahtarı yedekledi. Il a fait faire un double de la clé.
2 yedeğe almak remorquer, prendre à la traîne
Atların birini yedekledi. Il a pris à la traîne un des chevaux.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.