1.759.810.173 hizmet alan ziyaretçiler. |
|
yakış- |
0,01 sec. |
|
yakış- verb intransitive dative yakış- (yakışır [jakɯ'ʃɯɾ]) [jakɯʃ'-] yaraşmak, uygun gelmek Yeni elbisesi çok yakıştı. noun yakışık [jakɯ'ʃɯk] (yakışığı [jakɯʃɯ'ɯ]) uygun olma, yakışma yakışık almayan bir durum yakışık alma- uygun olmamak Bu tavrı hiç yakışık almadı. adjective yakışıklı [jakɯʃɯk'ɫɯ] gösterişli, güzel, alımlı (erkek) yakışıklı bir adam verb transitive accusative yakıştır- [jakɯʃtɯɾ'-] (yakıştırır [jakɯʃtɯ'ɾɯɾ]) 1 yakışacak bir hale getirmek, uygun bir şekil vermek Kıyafetlerini iyi yakışıtırır. 2 uydurmak Bu sözleri yakıştırmışlar. verb transitive accusative dative yakıştır- 1 uygun ve isabetli bulmak Bu sözleri ona yakıştıramadılar. 2 bir durum ya da niteliği bir kimseye uygun görmek Kızı kuzenine yakıştırmışlar. adjective yakışıksız [jakɯʃɯk'sɯz] uygunsuz, çirkin (hal, tavır vb.) yakışıksız tavırlar TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama | Bizimle ortak olun |
|---|