| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.897.978.228 hizmet alan ziyaretçiler. |
yırt- |
0,01 sec. |
|
|
yırt- verb transitive accusative yırt- (yırtar [jɯɾ'taɾ]) [jɯɾt'-] 1 kâğıt, kumaş vb.ni parçalamak Gazeteden bir parça yırttı. 2 vücudu kanatacak kadar derin çizmek Cam elini yırttı. verb intransitive ablative yırt- bir işi yapmaktan kurtulmak Cezadan yırttı. adjective yırtıcı [jɯɾtɯ'ʤɯ] 1 başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan) yırtıcı bir kuş 2 tiz, yüksek (ses) yırtıcı bir çığılık 3 girişken, iş bitiren yırtıcı bir bir başkan adjective yırtık [jɯɾ'tɯk] (yırtığı [jɯɾtɯ'ɯ]) 1 yırtılmış olan yırtık bir sayfa 2 parçalanmış, yıpranmış yırtık ayakkabılar 3 tiz, keskin (ses) yırtık bir ses 4 çekinmeyen, utanmayan yırtık bir kadın noun yırtık yırtılma sonucu oluşmuş yarık Kumaşın yırtığını dikti. verb intransitive yırtıl- [jɯɾtɯɫ'-] (yırtılır [jɯɾtɯ'ɫɯɾ]) 1 yırtmak eyleminin yapılması, yırtmak eylemine konu olmak Duvardaki ilanlar söküldü ve yırtıldı. 2 artık çekinme ya da utanma duygusunun etkisinde kalmamak Yeni arkadaş ortamına gireli beri yırtıldı. verb intransitive yırtın- [jɯɾtɯn'-] (yırtınır [jɯɾtɯ'nɯɾ]) 1 aşırı biçimde bağırmak Çocuk iğneyi görünce yırtındı. 2 bir işle kendini yoracak kadar çok uğraşmak Engel olmak için yırtındı ama başaramadı. noun yırtmaç [jɯɾt'maʧ] (yırtmacı [jɯɾtma'ʤɯ]) etek, paça vb.nde dikilmeden bırakılmış açıklık
Eteğin uzun bir yırtmacı var. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|