vur-

vur-

(vuɾ'-)
fiil nesnesiz -e hâli vurur (vu'ɾuɾ)
1. masaya vurmak
2. çocuğun yüzüne vuran güneş
3. Kapılara boya vurdu.
4. suçlunun ellerine kelepçe vurmak
5. damga vurmak
6. Güneş başına vurmuş.
7. Sebzelere don vurdu.
8. Adama piyongo vurdu.
9. Çuvalı sırtına vurup götürdü.

vur-


fiil geçişli -i hâli
Kazara kardeşini vurdu.

vur-


fiil nesnesiz
Kalbi heyecandan hızla vurmaya başladı.