1.765.163.681 hizmet alan ziyaretçiler. |
|
uç- |
0,02 sec. |
|
uç- verb intransitive uç- (uçar [u'ʧaɾ]) [uʧ'-] 1 kanatlı hayvanların havada düşmeden yol alması Serçeler uçup gitti. 2 uçak vb.nin yerden yükselip havada yol alması Uçak çok alçaktan uçtu. 3 hava yolu ile yolculuk yapmak Yarın akşam ülkesine uçuyor. 4 sıvının gaz veya buhar durumuna geçmesi Sıvıdaki alkol çabuk uçtu. 5 rengi solmak Hastalıktan dolayı rengi uçmuş. 6 rüzgâr vb.nin etkisiyle yerinden ayrılıp uzağa gitmek Rüzgâr esince masadaki evraklar uçtu. 7 yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak uçurumdan uçmak 8 patlayıcı madde ile parçalanmak Patlamayla beraber araba havaya uçtu. 9 ortadan kaybolmak Bazı belgeler uçmuş. 10 çok sevinmek Yarışmayı kazanınca sevinçten uçtu. 11 uyuşturucu aldıktan sonra hayal âlemine dalmak Uyuşturucu alıp uçtular. noun uçak [u'ʧak] (uçağı [uʧa'ɯ]) kanatlı ve motorlu hava taşıtı uçak yolculuğu noun uçaksavar [u'ʧaksavaɾ] hava hedeflerine karşı kullanılan silahların genel adı Helikopteri uçaksavarla düşürdüler. noun uçan daire [u'ʧan daiɾe] başka gezegenlerden geldiği sanılan yassı, yuvarlak uçan araç görüntüsü uçan daire görüntüsü TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama | Bizimle ortak olun |
|---|