Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.897.796.149 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

0,02 sec.
end, extreme, extremity, nib, point, tab, tail-end, terminal, tip طرف مستدق špička spids Spitze άκρη punta kärki bout vrh estremità 先端 tipje tupp koniuszek ponta кончик spets จุดปลายสุด đầu 尖稍
noun (ucu [u'ʤu]) [uʧ]
1 bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası pointe
kalemin ucu pointe du crayon
2 bir şeyin baş veya son noktası extrémité, bout
Sokağın ucuna kadar gitti. Il est allé jusqu'au bout de la rue.
3 bir şeyin kenarı bord
Araba yolun ucunda durdu. La voiture s'est arrêtée au bord de la route.
4 bir uzaklığın son noktası bout
Şehrin öbür ucuna kadar gezdiler. Ils se sont promenés jusqu'à l'autre bout de la ville.
adjective aşırı extrême
çok uç tavırları olan bir genç un jeune qui a des comportements très extrêmes


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.