()
ad ucu (u'ʤu)
1. kalemin ucu
2. Sokağın ucuna kadar gitti.
3. Araba yolun ucunda durdu.
4. Şehrin öbür ucuna kadar gezdiler.

point, tip, end, extreme, extremity, nib, tab, tail-end, terminalحَدّ, طَرَفٌ مُدَبَّبšpičkaspidsSpitzeάκρη, μύτηpuntakärkibout, pointevrhestremità, punta先, 先端끝, 사물의 뾰족한 끝punt, tipjespiss, tuppkoniuszek, szpicpontaкончик, остриеspetsจุดปลายสุด, ปลายแหลมđầu, mũi, 尖稍
sıfat
çok uç tavırları olan bir genç