Printer Friendly
1.759.871.376 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

tut-

0,03 sec.
tut-
verb transitive accusative tut- (tutar [tu'taɾ]) [tut'-]
1 elde taşımak
Elinde bir buket çiçek tutuyordu.
2 yakalamak
Kaçan çocuğu tuttu.
3 alıkoymak
Hırsızı tutup polisi çağırdılar.
4 kar vb.nin yeri kaplaması
Kar yeri tutmadan eridi.
5 desteklemek
Aynı takımı tutuyorlar.
6 benimsemek, beğenmek
Yeni lokantayı tutmadılar.
7 bir işe girişmek
Bir temizlik işi tutmuş.
8 takip etmek, izlemek
O hattı tutup ilerledik.
verb transitive accusative dative tut-
1 hedef olarak almak
bir yeri taşa tutmak
2 yaklaştırmak
mendili burna tutmak
3 ikram etmek
konuklara şeker tutmak
verb intransitive tut-
1 beddua, dua, ah vb.nin gerçekleşmesi
Bedduası tuttu.
2 varsaymak, farz etmek
Tut ki, hastalandın. Ne yaparsın?
3 yüzeyi bir şeyle kaplanmak
kaymak tutan süt
4 sarmak, bürümek
üstü sis tutan şehir
5 sürmek, zaman almak
iki saat tutan yolculuk
6 yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak
iyi tutan bir boya
7 yemeğin dibinin hafifçe yanması
Tencerenin dibi tutmuş.
8 bir ürünün veya eserin geniş ilgi görmesi
Son romanı tutmadı.
noun tutacak [tuta'ʤak] (tutacağı [tutaʤa'ɯ]) sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan bez
Tencereyi tutacakla tutup kaldırdı.
noun tutam [tu'tam] avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan
Yemeğe bir tutam tuz attı.
noun tutamak [tuta'mak] (tutamağı [tutama'ɯ])
1 bir şeyin tutulup çekilecek yeri
dolap tutamağı
2 tutunacak, dayanacak, güvenecek şey
Hayat tutamağını kaybetti.
noun tutanak [tuta'nak] (tutanağı [tutana'ɯ])
1 meclis, mahkeme vb. nde söylenenlerin yazıya geçirilmesi
tutanağa geçen konuşmalar
2 bir durumu tespit eden veya edenler tarafından imzalanan belge
tutanak metni
noun tutar [tu'taɾ]
1 nicelik bakımından bir şeyin bütünü
fatura tutarı
2 para miktarı, meblağ
taksit tutarı
adjective tutarlı [tutaɾ'ɫɯ] aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu
tutarlı cevaplar
adjective tutarsız [tutaɾ'sɯz] tutarlı olmayan, aralarında çelişki bulunan
tutarsız açıklamalar


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.