Printer Friendly
1.759.709.359 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

ters

0,02 sec.
ters adverse, anti-, bilious, brusque, crotchety, crusty, fretful, gruff, inside out, perverse, snappy, sour, surly, waspish
adjective ters [teɾs]
1 gerekli olan duruma karşıt, zıt contraire, contre
anlayışımıza ters bir durum une situation contraire à notre conception
2 uygun olmayan, elverişsiz inadéquat, inopportun
Ters bir zamanda geldi. C'est arrivé à un moment inopportun.
adverb ters uygun olmayan, elverişsiz bir biçimde contrairement, mal
İşler ters gitti. Les affaires sont allées mal.
noun ters
1 bir şeyin içe gelen yanı, arkası revers
Kumaşı tersinden ütüledi. Il a repassé le tissus par le revers.
2 bir şeyin aksi, karşıtı contraire
Söylediklerimizin tersini yaptı. Il a fait le contraire de ce que nous lui avons dit.
adverb tersine [teɾsi'ne] umulanın aksine, bilakis au contraire, contrairement
―Öğrencilerin hepsi geldi galiba. ―Tersine, sadece biri geldi. ―Tous les élèves sont venus, semble―t―il ?Au contraire, seul un est venu.
verb transitive accusative tersle- [teɾsle'-] (tersler [teɾs'leɾ]) sert söz söylemek veya azarlamak rabrouer
Şef birkaç işçiyi tersledi. Le chef a rabroué qq ouvriers.
verb intransitive tersleş- [teɾsleʃ'-] (tersleşir [teɾsle'ʃiɾ]) terslik etmek, zıt davranmak contrarier, disputer
İki komşu birbiriyle tersleşti. Deux voisins se sont disputés.
noun terslik [teɾs'lic] (tersliği [teɾsli'i])
1 ters olma durumu contrariété
İşlerin tersliği huzur bozdu. La contrariété des affaires a mis fin au calme.
2 aksilik travers, revers
Hesaplarda bir terslik çıktı. Un revers est apparu dans les comptes.
noun ters yüz ['teɾs jyz] (kumaş vb.nin) iç yüzü revers
Eteğin ters yüzünü ütüledi. Il a repassé le revers de la jupe.
ters yüz et-
1 bir süre kullanılmış olan giysilerin içini dışına çevirmek retourner un vêtement usée
Eski bir takımını ters yüz etti. Il a retourné un de ses vêtements usés.
2 işleri bozmak contrarier les affaires
Bütün planları ters yüz etti. Il a contrarié tous les plans.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.