Printer Friendly
1.759.763.380 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

temel

0,03 sec.
temel backbone, bare, base, basic, basis, cardinal, footing, foundation, fundamental, main, principal, radical fundamental, grundlegend, Haupt- أساسي hlavní, základní enkel, vigtigste βασικός, κύριος básico, principal pää-, perus- basique, principal glavni, osnovan basilare, principale 主な, 基本的な 기초의, 주요한 basis-, hoofd- grunnleggende, hoved- główny, podstawowy básico, principal главный, основной enkel, huvud- พื้นฐาน ธรรมดา, หลัก căn bản, chủ yếu 主要的, 基本的
noun temel [te'mel]
1 bir yapının toprak altında kalan kısmı fondations
binanın temeli les fondations de l'immeuble
2 yapıya dayanak olması için kazılan çukur fondations
temel kazmak creuser des fondations
3 bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler bases
başarının temelleri les bases du succés
temel at-
1 bir yapının temellerini yapmaya başlamak poser la première pierre
Binanın temellerini attılar. Ils ont jeté les fondations de l'édifice.
2 herhangi bir işe başlamak initier un travail
Projenin temelini attı. Il a initié le travail.
temel tut-
1 temelin kazılacağı zeminin sağlam olması consolidation du sol des fondations
Zemin kaypak olduğundan temel tutmuyor. Le sol étant meuble les fondations ne sont pas consolidées.
2 sürüp gidecek bir duruma gelmek, yerleşmek se stabiliser, se fixer
Hiçbir işte temel tutamıyor. Il n'arrive pas à se fixer à un travail.
adjective temel önemli, ana, esas, asıl important, essentiel, basic
temel bilgiler connaissances basiques
verb intransitive temellen- [temellen'-] (temellenir [temelle'niɾ]) temel tutmak consolider
Şu bilgilerin temellenmesi gerek. Il faut que ces connaissances soient consolidées.
verb transitive accusative temellendir- [temellendiɾ'-] (temellendirir [temellendi'ɾiɾ])
1 temel tutmasını sağlamak, yerleştirmek installer, fonder, implanter
Bazı bilgileri temellendirdi. Il a implanté certaines données.
2 süreklilik ve kalıcılık kazandırmak pérenniser
Demokrasiyi temellendirdi. Il a pérennisé la démocratie.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.