tecavüz

tecavüz

rape, encroachmentاِغْتِصَابznásilněnívoldtægtVergewaltigungβιασμόςviolaciónraiskausviolsilovanjestuproレイプ강간verkrachtingvoldtektgwałtestupro, violaçãoизнасилованиеvåldtäktข่มขืนhiếp dâm强奸 (teʤa'vyz)
ad
1. komşu ülkenin sınırlarına tecavüz
2. tecavüz sanığı
3. tecavüz ayıbı
4. komşunun hakkına tecavüz
a. Sapık tutuklu, iki kişiye tecavüz etmiş.
b. Çocuğa tecavüz eden adam yakalandı.
c. Kimsenin hakkına tecavüz etmedi.