Printer Friendly
1.759.808.918 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

tat

0,03 sec.
tat flavour, taste, flavor Aroma, Geschmack вкус, аромат طعم, نكهة chuť smag γεύση gusto, sabor maku goût, saveur okus gusto smaak smak, smaksvariant smak gosto, sabor smak รสชาด, รสชาติ mùi vị, vị 味道, 滋味
noun tat (tadı [ta'dɯ]) [tat]
1 maddelerin dile değmesiyle gerçekleşen duyum goût
yemeğin tadı le goût du plat
2 tatlı olma durumu goût
Bu meyvenin pek tadı yok. Ce fruit n'a pas beaucoup de goût.
tadına var-
bir şeydeki ince güzelliği kavramak apprécier
Yemeğin tadına vardı. Il a apprécié le repas.
tadını çıkar-
bir şeyin güzelliğinden veya sağladığı imkânlardan yeterince yararlanmak profiter de
Tatilin tadını çıkardı. Il a profité des vacances.
verb transitive accusative tat- [tat'-] (tadar [ta'daɾ])
1 dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak goûter
Yemeği tattı. Il a goûté le repas.
2 bir şeyden az miktarda yemek veya içmek goûter
Kahveyi sadece tattı. Il n'a fait que goûter le café.
3 duymak, hissetmek sentir, ressentir
Kurabiyede biraz tarçın tattı. Il a senti le goût de la cannelle dans le kurabiye.
verb intransitive tatlan- [tatɫan'-] (tatlanır [tatɫa'nɯɾ]) tat kazanmak, olgunlaşmak mûrir
Elmalar tatlanmış. Les pommes ont mûri.
verb transitive tatlandır- [tatɫandɯɾ'-] (tatlandırır [tatɫandɯ'ɾɯɾ]) tat vermek, tadını kazanmasını sağlamak donner du goût
çayı tatlandırmak donner du goût au thé.
adjective tatlandırıcı [tatɫandɯɾɯ'ʤɯ] yiyecek ve içeceklere tat vermek için kullanılan édulcorant
tatlandırıcı madde produit édulcorant
adjective tatlı [tat'ɫɯ]
1 şeker tadında olan sucré, doux
tatlı meyveler fruits sucrés
2 acı olmayan, içilebilen, yenilebilen goûteux, doux
tatlı biber poivrons doux
3 insanı çeken, göze, kulağa hoş gelen doux
tatlı bir sohbet une conversation douce
noun tatlı şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek douceur, sucrerie
süt tatlıları laitages
adjective tatlı sert [tat'ɫɯ seɾt] ne çok sert ne çok yumuşak (söz, davranış) aigre-doux (parole, comportement)
tatlı sert bir tavır une attitude aigre-douce
adjective tatsız [tat'sɯz]
1 tadı iyi olmayan, lezzetsiz insipide
tatsız bir yemek un plat insipide
2 tadı olmayan insipide
tatsız bir içecek une boisson insipide
3 hoşa gitmeyen, can sıkan ennuyeux
tatsız bir gün une journée ennuyeuse


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.