1.759.971.889 hizmet alan ziyaretçiler. |
|
soğu- |
0,02 sec. |
|
soğu- verb intransitive soğu- (soğur [so'uɾ]) [sou'-] ısısını yitirerek soğuk duruma gelmek Havalar çok soğudu. verb intransitive ablative soğu- birine veya bir şeye duyulan sevgi ve ilginin kalmaması İşinden soğudu. adjective soğuk [so'uk] (soğuğu [sou'u]) 1 ısısı düşük olan; sıcak karşıtı soğuk su 2 yakın ve içten olmayan, ilgisiz soğuk bir insan 3 sevimsiz veya yersiz soğuk bir espri 4 cinsel istek duymayan soğuk bir kadın soğuk al- üşüyerek hastalanmak Çocuk soğuk almış. soğuk çal- soğuk havanın bitkiye zarar vermesi Sebzelere soğuk çalmış. adjective soğukkanlı [so'ukkanɫɯ] olaylara ve gelişmelere sakin ve temkinli yaklaşan (kimse) soğukkanlı bir adam noun soğukluk [souk'ɫuk] (soğukluğu [soukɫu'u]) 1 soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği Havanın soğukluğunu hissetmedik. 2 soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış Soğukluğunun sebebini anladık. 3 cinsel istek duymama durumu soğukluğun sebepleri adjective soğutucu [soutu'ʤu] soğutma özelliği olan soğutucu bir sistem noun soğutucu 1 buzdolabı soğutucudaki besinler 2 bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen Arabanın soğutucusu bozulmuş. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama | Bizimle ortak olun |
|---|