set

set

(set)
ad seddi (sed'di)
1. Bazı setler sele dayanamadı.
a. Nehrin önüne set çektiler.
b. mecaz Onun isteklerine set çekemiyor.
2. silahın seti

set

bank, dam, dyke, embankment, game, round, set, terrace, thread (set)
ad
1. spor Oyuncumuz üçüncü sette öne geçti.
2. tencere seti