Printer Friendly
1.790.110.929 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

ses

0,03 sec.
ses noise, note, sound, voice φωνή, ήχος صوت hlas, zvuk lyd, stemme Klang, Stimme sonido, voz ääni son, voix glas, zvuk suono, voce 声, 音 목소리, 소리 geluid, stem lyd, stemme dźwięk, głos som, voz голос, звук ljud, röst เสียง, เสียงพูด âm thanh, giọng nói 声音
noun ses [ses]
1 kulağın duyabildiği titreşim son, voix
Bir çocuk sesi duyduk. Nous avons entendu une voix d'enfant.
2 duygu ve düşünce sentiment, pensée
halkın sesi la voix du peuple
ses çıkarma-/etme-
bir şeyi hoş görerek karşı çıkmamak tolérer, ne rien dire
Eşinin azarlarına ses çıkarmıyor. Il ne dit rien aux reproches de sa femme.
ses çıkma-
haber alamamak rester sans nouvelles
Bir haftadır oğlundan ses çıkmıyor. Depuis une semaine il n'a pas de nouvelles de son fils.
ses et-
seslenmek s'addresser à qqn
Eşinin uyuduğunu görünce ses etmedi. Lorsqu'il a vu que sa femme dormait il ne s'est pas adressé à elle.
noun ses seda ['ses sedaː] ses veya sesli bir tepki réaction sonore
Evde ses seda yok. Il n'y a aucun bruit à la maison.
verb intransitive seslen- [seslen'-] (seslenir [sesle'niɾ]) uzaktan bağırarak çağırmak s'addresser de loin à qqn
Biri balkondan bana seslendi. Qqn s'est adressé à moi du balcon.
verb intransitive seslen-
1 bir şey söylemek için sesini çıkarmak émettre un son
Sorularımızı dinledi ama hiç seslenmedi. Il a écouté nos questions mais il n'a pas émis un son.
2 sözü birine veya birilerine yöneltmek s'adresser à qqn
halka seslenmek s'adresser au peuple
verb transitive accusative seslendir- [seslendiɾ'-] (seslendirir [seslendi'ɾiɾ])
1 sesli duruma getirmek sonoriser
bir görüntüyü seslendirmek sonoriser une image
2 bir duygu veya düşünceyi dile getirmek exprimer oralement
bir fikri seslendirmek exprimer oralement une idée
3 sesi, çekimden sonra film üzerine geçirmek post-synchroniser
filmi seslendirmek post-synchroniser le film
4 bir müzik eserini okumak interpréter une oeuvre
bir eser seslendirmek interpréter une oeuvre
adjective sesli [ses'li] sesi olan, ses çıkaran sonore
sesli bir oyuncak un jouet sonore
adverb sesli ses çıkararak bruyamment
Bu oyunu sesli oynuyorlar. Ils jouent à ce jeu bruyamment.
noun sesli ünlü harf voyelle
Bazı sesliler ek alınca değişir. Certaines voyelles s'altèrent lorsqu'elles sont suffixées.
adjective sessiz [ses'siz]
1 sesi olmayan muet
sessiz bir görüntü une image muette
2 ses, gürültü çıkarmadan yapılan silencieux
sessiz bir oyun un jeu silencieux
3 az konuşan peu disert
sessiz bir şahsiyet une personnalité peu diserte
4 yumuşak huylu, kendi halinde ve sakin docile, calme, discrète
sessiz bir hanım une dame discrète
adverb sessiz ses ve gürültü çıkarmadan silencieusement
Bu oyunu sessiz oynuyorlar. Ils jouent ce jeu silencieusement.
noun sessiz ünsüz harf consonne
alfabedeki sessizler les consonnes de l'alphabet


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.