Printer Friendly
1.764.384.714 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

selam

0,04 sec.
selam hi
noun selam (selamı [selaː'mɯ]) [se'lam]
1 karşılaşılan veya yanına gidilene söylenen nezaket sözü salut
Annenize selam gönderdiler. Ils ont adressé leurs salutations à votre mère.
2 merhaba bonjour
Selam arkadaşlar! Bonjour les amis !
3 esenlik, huzur allégresse, paix
sevgi dolu selamlar voeux chaleureux de paix
selam al-
birinin selamlamasına karşılık vermek répondre au salut
Bize küsmüş galiba; selamımızı almadı. Il est faché avec nous, je crois; il ne nous a pas salués.
selam söyle-
1 selamını birine götürmesini söylemek adresser ses salutations
Eşinize selamımızı söyleyin. Veuillez dire à votre épouse que nous la saluons.
2 birinin gönderdiği selamı başkasına iletmek transmettre les salutations
Ona babamın selamını söyledim. Je lui ai transmis les salutations de mon père.
selam ver-
1 selamlamak saluer
Karşıdan gelen komşuya selam verdim. J'ai salué le voisin qui venait d'en face.
2 başını sağ ve sol omuzlarına çevirerek namazı bitirmek saluer, pour terminer la prière
Selam verip namazını bitirdi. Il a salué et terminé ainsi sa prière.
verb transitive accusative selamla- [selamɫa'-] (selamlar [selam'ɫaɾ]) karşılaşılana veya yanına gidilene "merhaba" vb.ni söylemek saluer qqn
Komşusunu her seferinde selamlar. Il salue à chaque fois son voisin.
noun selamet [selaː'met]
1 ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı olma bonne santé
Çok şükür selametteyiz. Dieu merci nous sommes en bonne santé.
2 her türlü korku ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu sécurité
Askerimiz sayesinde selametteyiz. Nous sommes en sécurité grâce à nos soldats.
selamete çık-
esenliğe kavuşmak, kurtulmak se libérer, être délivré de
Hasta bu ameliyattan sonra selamete çıktı. Après cette opération le malade a été délivré du mal.
noun selamlık [selam'ɫɯk] (selamlığı [selamlɯ'ɯ]) Osmanlıda saray, köşk vb.nde erkeklerin bulunduğu ve erkek konukların alındığı bölüm partie d'un palais réservée uniquement aux hommes à l'époque ottomane
sarayın selamlığı la partie du palais réservé aux hommes
interjection selamünaleyküm [selaːmyna'lejcym] "Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun." anlamında bir tür selam une sorte de salut
Selamünaleyküm arkadaşlar! Salut les amis !


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.