sar-

sar-

(saɾ'-)
fiil geçişli -i hâli sarar (sa'ɾaɾ)
1. Bahçeyi çitlerle sardı.
2. Polis bankayı sardı.
3. Kurtlar köyü sarmış.
4. Sis bütün şehri sardı.
5. Bir örtüyle başını sardı.
6. Çocuğunu sarıp öptü.
7. ip sarmak
8. İpler sarmış.
10. mecaz Bu işi onun başına kim sardı?
11. mecaz Kendisini sarmayan bu çevreyi bıraktı.

sar-


fiil geçişli -i hâli -e hâli
hediyeyi kâğıda sarmak