| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.898.955.953 hizmet alan ziyaretçiler. |
sık- |
0,01 sec. |
|
|
sık- verb transitive accusative sık- (sıkar [sɯ'kaɾ]) [sɯk'-] 1 çevresini sararak basınç altına almak Bu elbise omuzlarını sıktı. 2 bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak limon sıkmak 3 dar gelmek Ayakkabı ayağımı sıkıyor. 4 basınçlı bir araçla fışkırtmak Ateşe su sıktılar. 5 silahla ateş etmek Başına silah sıkarak intihar etmiş. 6 sıkıntı vermek Bu olaylar aileyi çok sıktı. noun sıkacak [sɯka'ʤak] (sıkacağı [sɯkaʤa'ɯ])
1 bir nesneyi, iki ağırlık arasında sıkıştırmaya yarayan araç Sıkacağın arasından posaları çıkardı. 2 genellikle meyve sıkmak için kullanılan her tür araç limon sıkacağı TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|