| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.898.955.400 hizmet alan ziyaretçiler. |
sıkıntı |
0,01 sec. |
|
|
sıkıntı agitation, boredom, bother, difficulty, discomfort, hassle, inconvenience, privation, strain, strait, trouble, nuisance إزعاج otrava plage Plage μπελάς molestia riesa embarras smetnja seccatura 厄介なもの 귀찮은 존재 lastpost plage utrapienie amolação, incómodo досада besvär การก่อให้เกิดความรำคาญ mối phiền toái 讨厌的东西
noun sıkıntı [sɯkɯn'tɯ] 1 işsizlik, bezginlik vb. sebeplerden doğan mutsuzluk ennui, tracas, embarras sıkıntıdan kurtulmak se débarrasser d'un ennui 2 yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı embarras d'argent geçim sıkıntısı problème de subsistance 3 bir şeyin elde bulunmaması pénurie sıkıntı bas- çok sıkılmak souffrir sıkıntı çek- çok sıkılmak souffrir sıkıntıya düş- darlık, yokluk içinde olmak tomber dans le besoin sıkıntıya geleme- güç işlere dayanamamak ne pas pouvoir faire face aux difficultés Çok narindir; sıkıntıya gelemez. Il est très douillet, il ne peut faire face aux difficultés. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|