| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.898.244.810 hizmet alan ziyaretçiler. |
sök- |
0,03 sec. |
|
|
sök- verb transitive accusative sök- (söker [sœ'ceɾ]) [sœc'-] 1 bir şeyi yerinden çekip ayırmak Düğmesini çekip söktü. 2 kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak Tezgâhı söktüler. 3 örülmüş, dikilmiş şeyin örgüsünü veya dikişini ayırmak Çarşafın dikişlerini söktü. 4 karışık bir yazıyı okumak Onun el yazısını ancak biz sökeriz. 5 okuyabilme becerisini kazanmak Kısa sürede okumayı söktü. verb intransitive dative sök- etki yapmak Çalımı bize sökmedi. adjective sökük [sœ'cyc] (söküğü [sœcy'y]) dikişi sökülmüş veya örgüsü çözülmüş olan ceketin sökük cebi noun sökük dikişi sökülmüş veya örgüsü çözülmüş olan şey Sökükleri tamir etti. verb intransitive sökül- [sœcyl'-] (sökülür [sœcy'lyɾ]) sökme işine konu olmak sökülmüş düğmeler verb transitive accusative sökül- bir para miktarını istemeyerek vermek
Paraları söküldü. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|