sıkış-

sıkış-

(sɯkɯʃ'-)
fiil nesnesiz sıkışır (sɯkɯ'ʃɯɾ)
1. Bitkinin kökleri sıkışmış.
2. parmağı kapıya şıkışan çocuk
3. Hepimiz bir taksiye sıkıştık.
4. İşler artınca sıkıştık.
5. kalbi sıkışan ihtiyar
6. Çocuk sıkışınca otobüsü durdurdular.