sür-

(sürer konumundan yönlendiriliyor)

sür-

(syɾ'-) geçişli -i hâli sürer (sy'ɾeɾ)
1. araba sürmek
2. Kitabı önüme sürdü.
3. Başbakanı sürdüler.
4. toprak sürmek

sür-


fiil geçişli -i hâli -e hâli
1. Boyalı elini yüzüne sürmüş.
2. ticaret piyasaya mal sürmek
3. Eline krem sürdü.

sür-


fiil nesnesiz
1. Sınav ne kadar sürdü?
2. Asmanın yeni süren filizlerini kopardı.