Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
1.805.058.104 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

rahat

0,03 sec.
rahat at ease, clear, comfortable, comfortably, convenient, cosy, easy, easy-going, in peace, restful, sheltered, smooth, cozy, laid-back, relaxed ruhig, bequem, entspannt, gelassen, gemütlich دافئ ومريح, مريح, مسترخى, مستريح pohodlný, pohodový, útulný, uvolněný afslappet, hyggelig, komfortabel αναπαυτικός, άνετος, ξέγνοιαστος, χαλαρωμένος acogedor, cómodo, pancho, relajado lämmin, mukava, rento confortable, relax, reposé opušten, udoban, ugodan accogliente, comodo, rilassato くつろいだ, 居心地のよい, 快適な 긴장이 풀린, 느긋한, 아늑한, 쾌적한 comfortabel, knus, ontspannen, relaxt avslappet, avstresset, behagelig, koselig przytulny, wygodny, wyluzowany, zrelaksowany aconchegante, confortável, descontraído, sossegado расслабленный, удобный, уютный avslappnad, bekväm, mysig ซึ่งผ่อนคลาย, สะดวกสบาย, อบอุ่นและสะดวกสบาย, อาการผ่อนคลาย ấm cúng, thoải mái 不拘束的, 松驰的, 舒适的
noun rahat [ɾa'hat] insanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu tranquillité, quiétude
Yeni komşular rahatımızı kaçırdı. Nos nouveaux voisins ont perturbé notre tranquillité.
rahat bat-
iyi bir durumu olmayacak sebepler yüzünden bırakanlara söylenen söz trop d'abondance nuit
İşindeki rahat batmış ki, istifa ediyor. Son travail devait être trop confortable, il démissionne.
rahata er-
rahatlamak être apaisé
Emekli olunca rahata erdi. Il s'est apaisé quand il a pris sa retraite.
rahat bırak-
birini rahatsız etmemek ne pas déranger, ne pas embêter
Çocuk annesini rahat bırakmadı. L'enfant n'a pas arrêté d'embêter sa mère.
adjective rahat
1 üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan tranquille, paisible
rahat bir kafa une esprit paisible
2 sıkıntı, yorgunluk veya tedirginlik vermeyen paisible, tranquille
rahat bir iş un travail paisible
3 aldırmaz, gamsız insouciant
rahat bir adam un homme insouciant
adverb rahat kolay bir biçimde, kolaylıkla facilement
Soruları rahat cevaplandırdık. Nous avons répondu facilement aux questions.
interjection rahat "Hazır ol!" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut 'repos !' (armée)
"Rahat!" komutu l'ordre "repos!" à l'armée
rahata geç-
"Rahat!" komutundan sonra serbet bir durum almak rompre les rangs
Askerler rahata geçti. Les soldats ont rompu les rangs.
verb intransitive rahatla- [ɾahatɫa'-] (rahatlar [ɾahat'ɫaɾ])
1 rahata kavuşmak trouver la tanquillité
İşe girdikten sonra rahatladı. Il a trouvé la tranquillité après avoir commencé à travailler.
2 sakinleşmek se calmer
Konuşunca rahatladı. Il s'est calmé quand il a parlé.
adjective rahatsız [ɾahat'sɯz] rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz dérangé
rahatsız bir öğrenci un élève dérangé


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.