| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.898.549.273 hizmet alan ziyaretçiler. |
oyna- |
0,01 sec. |
|
|
oyna- verb intransitive oyna- (oynar [oj'naɾ]) [ojna'-] 1 vakit geçirme, eğlenme vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak iskambil oynamak 2 kımıldamak, hareket etmek Kasa yerinden oynamıyor. 3 bir film, oyun vb.nde rol almak Hangi rolde oynuyor? 4 bir filmin gösterilmesi veya tiyatro eserinin sahneye konması O film hangi sinemada oynuyor? 5 sporla ilgili çalışmalara katılmak tenis oynamak 6 müzik eşliğinde, müziğe uyumlu hareketler yapmak Partide sürekli oynadı. 7 büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak Usta demirle oynuyordu. 8 değişiklik göstermek oynayan rakamlar verb intransitive instrumental oyna- 1 bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak Sürekli cep telefonuyla oynuyor. 2 tehlikeye düşürmek Kimsenin huzuruyla oynamasın! adjective oynak [oj'nak] (oynağı [ojna'ɯ]) kımıldayan, hareketli sandalyenin oynak bacağı verb intransitive oynaş- [ojnaʃ'-] (oynaşır [ojna'ʃɯɾ]) 1 birbiriyle oynamak Kediler oynaşıyor. 2 flört etmek Şimdi başka bir kadınla oynaşıyor. verb transitive accusative oynat- [ojnat'-] (oynatır [ojna'tɯɾ]) 1 oynamasını sağlamak Ayı oynatıyorlar. 2 kımıldamasına yol açmak Masayı yerinden oynattı. 3 herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı oyalamak Bu şirket bizi oynatıyor. verb intransitive oynat- aklını yitirmek
Zavallı adam sonunda oynattı. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|