Printer Friendly
1.764.604.124 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

otur-

0,03 sec.
otur-
verb intransitive dative otur- (oturur [otu'ɾuɾ]) [otuɾ'-]
1 vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde bir yere yerleşmek
koltuğa oturmak
2 uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
Ceket üzerine iyi oturdu.
3 yer almak, geçmek
başkanlık makamına oturmak
verb intransitive locative otur-
1 vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde bir yere yerleşerek orda kalmak
Koltukta oturuyor.
2 bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
Ailesi ilçede oturuyor.
verb intransitive instrumental otur- biriyle beraber yaşamak
Hâlâ ailesiyle oturuyor.
verb intransitive otur-
1 hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek
Ne yapıyorsunuz? - İşler bitti, oturuyoruz.
2 toprak veya yapının çökmesi, aşağı inmesi
Birtakım toprak tabakaları henüz oturmamış.
3 benimsenmek
zamanla oturan bazı alışkanlıklar
noun oturak [otu'ɾak] (oturağı [otuɾa'ɯ])
1 oturulacak yer veya şey
ahşap oturak
2 alçak iskemle
Oturaklara oturduk.
3 lazımlık
Hastaya oturak gerekiyor.
4 boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm
oturak makası
5 içkili, çalgılı ve kadınlı eğlence
oturak eğlencesi
adjective oturaklı [otuɾak'ɫɯ]
1 yerinde sağlam duran
oturaklı bir araç
2 yerinde ve sırasında söylenen, çarpıcı (söz)
oturaklı bir cevap
3 saygı uyandıran, ağırbaşlı (kimse)
oturaklı bir kişilik
verb transitive accusative oturt- [otuɾt'-] (oturtur [otuɾ'tuɾ])
1 oturma işini yaptırmak
Hastayı yerine oturttu.
2 koymak, yerleştirmek
Metal parçasını yerine oturttu.
noun oturtma [otuɾt'ma]
1 oturtmak işi
ahşap çatıyı oturtma işlemi
2 patates, patlıcan vb.yle yapılan bir çeşit kıymalı yemek
patlıcan oturtması
noun oturum [otu'ɾum]
1 bir meclis veya kurulun görüşüp bir konuyu tartışmak için yaptığı toplantı
oturum başkanı
2 vize
oturum izni


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.