nefes

nefes

Atem, Hauch, Luft, Zugbreath, drag, windhaleine, souffleنَفَسdechåndeανάσαalientohengitysdahalitoadempustoddechrespiraçãoдыханиеandetagลมหายใจhơi thở呼吸 (ne'fes)
ad
1. Nefesi kokuyor.
a. Derin bir nefes aldı.
b. Yarım saat ara verip nefes aldık.
c. Yağmur yağınca biraz nefes aldık.
d. mecaz Ömür boyu bir nefes alamadı.
2. O adamın nefesi iyidir.
3. Sigaradan bir nefes bile çekemedi.