Printer Friendly
1.759.980.506 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

makas

0,03 sec.
makas clipper, scissors, clippers ciseau, ciseaux, tondeuse ножницы, кусачки ماكينة حلاقة, مقص nůžky -klipper, saks Schere κουρευτική μηχανή, ψαλίδι cortaúñas, tijeras leikkuri, sakset aparat za šišanje, škare forbici はさみ 가위, 큰 가위 nagelknipper, schaar saks cążki, nożyce cortador, tesoura sax, trädgårdssax เครื่องมือใช้ตัดขนแกะ, กรรไกร cái kéo, kéo xén 剪刀, 大剪刀
noun makas [ma'kas]
1 arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan iki parçalı araç ciseaux
terzi makası ciseaux de tailleur
2 demir yolu hatlarını biribirine bağlamaya yarayan alet aiguillage
makas kolu levier d'aiguillage
3 birbirini kesen demir yolu kavşağı aiguillage
Makasları tamir ettiler. Ils ont reparé les aiguillages.
4 bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay ressorts (de voiture)
makasları dağılan araba la voiture dont les ressorts se disloquent
5 çatı ve köprülerde bir tür kiriş sistemi arbalétrier
Köprünün makasları yerinden oynadı. Les arbalétriers du pont ont bougé.
6 mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları tutmaya yarayan araç charnière verticale
Dolabın makasları gevşemiş. La charnière verticale du placard est déserrée.
7 bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan kıskaç pince
ıstakozun makasları les pinces du homard
makas vur-
makasla kesmek cisailler
Çocuğun saçına hiç makas vurmamışlar. Ils n'ont jamais coupé les cheveux de l'enfant.
makas al-
yanağı orta parmak ile işaret parmağı arasına alıp sıkıştırmak pincer
Kız arkadaşının yanağından bir makas aldı. Il a pincé la joue de son amie.
noun makasçı [makas'ʧɯ]
1 makas yapan veya satan kimse cisailleur
usta bir makasçı un cisailleur habile
2 makasları açıp kapayarak trenlere yol veren görevli aiguilleur
Bir makasçı olarak emekli oldu. Il a pris sa retraite en tant qu'aiguilleur.
verb transitive accusative makasla- [makasɫa'-] (makaslar [makas'ɫaɾ])
1 makasla kesmek cisailler
O güzelim elbiseyi makasladı. Il a cisaillé cette belle robe.
2 yazı, film vb.ni kısaltmak, kesmek couper, raccourcir
Filmi neden makaslamışlar? Pourquoi ont-ils coupé le film ?
3 makas almak pincer
Arkadaşı yanağını makaslayınca öfkelendi. Elle s'est mise en colère lorsque son ami lui a pincé la joue.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.