1.764.423.533 hizmet alan ziyaretçiler. |
|
laf |
0,04 sec. |
|
laf noun laf [laf] 1 söz, lakırtı Lafını bilerek söyler. 2 konuşma lafını kesmek 3 sonuçsuz, yararı olmayan söz Artık laflar fayda etmiyor. 4 dedikodu Komşunun lafını ediyorlar. lafa dal- çok konuşmak Komşumla marketin önünde lafa daldım. laf at- 1 uzaktan, dolaylı bir söz söyleyip işittirmek Toplantıda hatası olanlara laf attı. 2 sözle sarkıntılık etmek Kız kendisine laf atanları ağabeyine şikâyet etti. laf çık- bir konu hakkında dedikodunun başlaması Kadın hakkında laf çıktı. interjection laf "Öyle şey olamaz; bu sözün hiçbir değeri yok." anlamlarında hafifseme sözü Bütün borcunu ödeyecekmiş, laf! adjective lafçı [laf'ʧɯ] 1 geveze lafçı bir adam 2 iyi, etkili konuşan Bu oldukça lafçı bir esnafmış. 3 sürekli dedikodu yapan lafçı bir kadın verb intransitive lafla- [lafɫa'-] (laflar [laf'ɫaɾ]) konuşmak, sohbet etmek Arkadaşlarla biraz lafladık. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama | Bizimle ortak olun |
|---|