kusur

kusur

defect, flaw, blemish, failing, imperfection, limitation, shortcoming, weakness, oversightخَلَل, عَيْبchyba, vadadefekt, fejlMangel, Schadenελάττωμα, ψεγάδιdefecto, errorvikadéfaut, faillenedostatakdifetto, peccaきず, 欠陥결점defect, gebreklyte, mangelskaza, wadadefeito, falhaдефект, изъянbrist, felaktighetข้อบกพร่องkhiếm khuyết, khuyết điểm缺点, 缺陷 (ku'suɾ)
ad
1. ödevin kusuru
Kusura bakmayın, sizi göremedim.
2. Kolundaki kusuru saklamaya çalışıyordu.
3. Annesi çocuğunu yaptığı kusurdan dolayı cezalandırdı.
4. Kusurumuzu hoş görün.