Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.897.324.290 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

koltuk

0,01 sec.
koltuk Lehnstuhl, Sessel, Sitz armchair, easy chair, throne, seat fauteuil, siège عضوية في مجلس تشريعي, كرسى مريح, كرسي مزود بذراعين křeslo, lenoška, poslanecké křeslo lænestol, lånestol, sæde εκλογική έδρα, πολυθρόνα distrito electoral, poltrona, sillón edustajan paikka vaalipiirissä, nojatuoli fotelja, izborno mjesto, naslonjač poltrona, seggio 安楽椅子, 肘掛け椅子, 議席 안락 의자, 의석 leunstoel, zetel lenestol, sete fotel, siedziba círculo eleitoral, eleitorado, espreguiçadeira, poltrona избирательный округ, кресло, мягкое кресло fåtölj, länstol, säte เก้าอี้ที่มีที่วางแขน, เก้าอี้มีที่วางแขน, ที่นั่งในรัฐสภา ghế bành, khu vực bầu cử 安乐椅, 席位, 扶手椅子
noun koltuk (koltuğu [koɫtu'u]) [koɫ'tuk]
1 omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer aisselle
Koltuğuna bir gazete sıkıştırmış. Il serre un journal sous son aisselle.
2 kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat oturma aracı fauteuil
koltuk takımı groupe de fauteuils
3 yapılarda yan destek béquille (archi.)
binanın koltukla desteklenmesi béquiller un immeuble
4 gemiyi iskeleye, rıhtım vb.ne bağlayan ip amarre
baş koltuk amarre de tête
5 kayırma, destek faveur, soutien
başkanın koltuğuna sığınanlar ceux qui comptent sur les faveurs du président
6 yüksek mevki, makam fauteil
Hiçbir krizde koltuğunu kaybetmedi. Il n'a jamais perdu son fauteil dans aucune crise.
7 genelev maison close
Burası şehre dışardan gelen birinin koltuğu. Ici c'est la maison close de qqn qui vient en ville de l'extérieur.
koltuğuna gir-
1 koltuğunun altından destek olarak yürümesine yardımcı olmak porter par les bras
Yürürken dedesinin koltuğuna girdi. En marchant il a pris le bras de son grand-père.
2 koltuğunun altına sığınmak entrer sous la protection de
Ağabeyinin koltuğuna girdi. Il est entré sous la protection de son frère aîné.
koltuğa gir-
evlenmek se marier
Bu yaz koltuğa giriyor. Cet été, il se marie.
noun koltuk altı [koɫ'tuk aɫtɯ]
1 kolun omuzla birleştiği yerin altındaki çukurluk aisselle
Elini koltuğunun altına koydu. Il a mis sa main sous son aisselle.
2 kayırma faveur
Çalışanlarını koltuğunun altına aldı. Il a fait bénéficier ceux qui travaillent de ses faveurs.
noun koltuk değneği [koɫ'tuk deːnei]
1 ayak veya bacakları sakat olanların koltuklarıyla dayandıkları değnek béquille
Koltuk değnekleriyle yürüyor. Il marche avec des béquilles.
2 başkalarınca sağlanan yardım aide
Şirketi koltuk değnekleriyle yönetiyor. Il dirige l'entreprise avec des subventions.
verb transitive accusative koltukla- [koɫtukɫa'-] (koltuklar [koɫtuk'ɫaɾ])
1 koltuğu altına almak prendre sous son bras
Kitapları koltukladı. Il a pris les livres sous son bras.
2 birinin koltuğuna girmek prendre qqn par le bras
Hastayı koltuklayarak dışarı çıkardı. Il a pris le malade par le bras et l'a sorti.
3 kıvanç verecek biçimde övmek flatter
Çocuğunu arkadaşlarının yanında överek koltukladı. Il a flatté son enfant en présence de ses amis.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.