kol

kol

arm, handle, lever, branch, catch, column, crankArm, Griff, Hebelbrazo, asa, manilla, palanca, tiradorذِرَاع, عَتَلَةٌ, مِقْبَضklika, páka, paže, rukojeťarm, håndtag, stangβραχίονας, μοχλός, χειρολαβή, χερούλιkädensija, kahva, käsivarsi, vipubras, levier, poignéedrška, poluga, ručka, rukabraccio, leva, manico, manigliaハンドル, レバー, 取っ手, 腕손잡이, 조종간, 팔arm, handgreep, hefboom, hendelarm, håndtak, spakdźwignia, rączka, ramię, uchwytalavanca, braço, cabo, maçaneta, pega, puxadorрука, ручка, рычагarm, handtag, spakแขน, คันโยก, ด้าม, ที่จับcánh tay, đòn bẩy, tay cầm手柄, 把手, 杠杆, (kol)
ad
1. anatomi kol kemikleri
2. Kurbanın kolundan bir parça verdi.
3. ağacın kolları
4. Et makinesinin kolunu hızla çevirdi.
5. müzik kolu kısa olan bağlamalar
6. Koltuğun kollarına kumaş geçirdi.
7. Yol iki kola ayrılıyor.
8. güvenlik kolları
9. askerlik uçağın kolları
a. Çiçek kol attı.
b. mecaz Bütün şehre kol attılar.

a. Polisler kol geziyor.
b. mahallede kol gezen dedikodular
c. mecaz ortalıkta kol gezen terör