1.764.968.929 hizmet alan ziyaretçiler. |
|
kenet |
0,03 sec. |
|
kenet noun kenet (kenedi [cene'di]) [ce'net] iki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan metal parça madenî kenetler verb transitive accusative kenetle- [cenetle'-] (kenetler [cenet'leɾ]) 1 kenetle tutturmak veya kenetle birbirine bağlamak Yük aracını kenetlediler. 2 birbirine geçirerek bağlamak Ellerini dizine kenetlemiş oturuyor. 3 sıkıca birbirinin üzerine kapamak Dudaklarını kenetleyip tek kelime söylemedi. verb intransitive kenetlen- [cenetlen'-] (kenetlenir [cenetle'niɾ]) 1 kenetleme işine konu olmak kenetlenen yük aracı 2 birbiriyle dayanışma içine girmek Bu zorlukları birbirimizle kenetlenerek atlattık. 3 birbirine geçerek bağlanmak Kriz esnasında çenesi kenetlenir. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama | Bizimle ortak olun |
|---|